feryal

Akçe Menkul Değerler Forex Dolandırıcılığı

Akçe Menkul Değerler Forex Dolandırıcılığı İddiaları ve Hukuki Süreç Akçe Menkul Değerler Güvenilir mi? Forex ve yatırım piyasalarında faaliyet gösteren şirketler hakkında internet kullanıcılarının en sık araştırdığı konuların başında “güvenilir mi”, “şikayet var mı” ve “dolandırıcılık iddiaları doğru mu” soruları gelmektedir. Özellikle yüksek kazanç vaadiyle yatırım yapmaya yönlendirilen kişiler, para çekme sorunları, sürekli ek yatırım talepleri ve iletişim problemleri nedeniyle mağduriyet yaşayabilmektedir. Akçe Menkul Değerler hakkında yapılan kullanıcı araştırmalarında da benzer şekilde güvenilirlik, yatırım güvenliği ve mağduriyet iddiaları öne çıkmaktadır. Bir yatırım kuruluşunun güvenilir olup olmadığının değerlendirilmesinde şu kriterler önem taşır: Resmi lisans ve yetki durumu Şeffaf işlem politikaları Para çekme süreçlerinin düzenli işlemesi Yatırımcı ile yapılan sözleşmeler Kullanıcı şikayetlerinin yoğunluğu Sermaye piyasası mevzuatına uygun faaliyet yürütülmesi Yatırımcıların özellikle yüksek kazanç garantisi veren, kısa sürede büyük kar vaat eden veya sürekli yeni para yatırılması yönünde baskı yapan platformlara karşı dikkatli olması gerekmektedir. Akçe Menkul Değerler Şikayetleri Nelerdir? İnternet ortamında yapılan bazı kullanıcı yorumları ve şikayetlerde şu iddialar öne çıkabilmektedir: Para çekme taleplerinin geciktirilmesi Sürekli yeni yatırım baskısı yapılması Bonus veya vergi gerekçesiyle ek ödeme talep edilmesi Yatırım danışmanlarının agresif yönlendirmeleri Hesapların aniden erişime kapanması Zarara uğrayan yatırımcılara dönüş yapılmaması Bu tür iddialar yalnızca Akçe Menkul Değerler özelinde değil, birçok forex ve yüksek riskli yatırım platformunda görülebilmektedir. Ancak her şikayet tek başına kesin hukuki sonuç anlamına gelmez. Somut olayın incelenmesi, ödeme kayıtlarının değerlendirilmesi ve yazışmaların analiz edilmesi gerekir. Forex Dolandırıcılığı Nasıl Gerçekleşir? Forex dolandırıcılığı genellikle yatırımcıların yüksek kazanç beklentisi üzerinden ilerleyen organize yöntemlerle gerçekleştirilmektedir. Süreç çoğu zaman sosyal medya reklamları, WhatsApp grupları veya telefon aramalarıyla başlamaktadır. Yatırımcıya kısa sürede yüksek kar elde eden kişiler gösterilir ve güven oluşturulmaya çalışılır. İlk aşamada düşük miktarlı yatırımlarda sahte kazanç görüntüsü oluşturulabilir. Daha sonra yatırımcıdan daha büyük meblağlar talep edilir. Bazı durumlarda kullanıcı panelinde yüksek bakiye görünmesine rağmen para çekme talepleri reddedilebilmektedir. Özellikle “komisyon”, “sigorta bedeli”, “vergi ücreti” veya “hesap doğrulama ödemesi” adı altında yeni para talepleri ciddi risk göstergesi olarak değerlendirilmektedir. Forex Mağdurları Ne Yapmalı? Forex mağduriyeti yaşayan yatırımcıların hızlı hareket etmesi önemlidir. Özellikle aşağıdaki belgelerin saklanması hukuki süreç açısından büyük önem taşır: Banka dekontları Kripto transfer kayıtları WhatsApp konuşmaları E-posta yazışmaları Platform ekran görüntüleri Telefon numaraları ve iletişim kayıtları Bu belgeler hem savcılık şikayetlerinde hem de tazminat süreçlerinde delil niteliği taşıyabilmektedir. Forex Dolandırıcılığı Suç mudur? Türk Ceza Kanunu kapsamında hileli yöntemlerle kişilerin maddi zarara uğratılması dolandırıcılık suçu kapsamında değerlendirilebilir. Eğer yatırım vaadiyle gerçeğe aykırı beyanlarda bulunulmuş, yatırımcı yanıltılmış veya sistematik şekilde maddi zarar oluşturulmuşsa ceza hukuku bakımından soruşturma gündeme gelebilir. Ayrıca izinsiz yatırım danışmanlığı faaliyetleri ve lisanssız sermaye piyasası işlemleri de hukuki ve idari yaptırımlara konu olabilmektedir. Sonuç Akçe Menkul Değerler hakkında yapılan “güvenilir mi” ve “şikayet” araştırmaları, yatırımcıların forex piyasasında yaşadığı riskleri göstermektedir. Forex işlemleri yüksek risk içeren finansal işlemler olduğundan yatırım yapılmadan önce şirketin lisans durumu, hukuki altyapısı ve kullanıcı deneyimleri detaylı şekilde araştırılmalıdır. Özellikle para çekme sorunu, sürekli ek ödeme talebi ve baskılı yatırım yönlendirmeleri dikkatle değerlendirilmesi gereken önemli risk işaretleri arasında yer almaktadır.

Forex Hesabı Neden Kilitlenir? Para Çekme Engeli ve Çözümü

Yatırımcıların bakiyeleri yükseldiğinde veya ana paralarını çekmek istediklerinde karşılaştıkları en büyük sorun “hesap kilitlenmesidir”. Genellikle “şüpheli işlem”, “arbitraj ihlali” veya “inceleme süreci” gibi teknik terimlerin arkasına sığınılır. Oysa bu durum, çoğunlukla platformun ödeme kabiliyetinin olmadığını veya kötü niyetli olduğunu gösterir. Hesabınız kilitlendiği anda panikle hareket etmek yerine, platformdaki bakiye ekranının ve yapılan yazışmaların kayıtlarını almalısınız. Bu tür haksız kısıtlamalar, Forex Şikayet mekanizmasının başlatılması için yeterli bir hukuki sebeptir. Hesabınızın hukuki yollarla tekrar işleme açılması veya içerideki bakiyenin tahsili için Forex Davaları uzmanlık alanımızdır. Resmi takip için E-Adalet Portalı üzerinden sürecin adli boyutunu başlatabilirsiniz.

Forex Avukatı

CRİPTO YATIRIM FOREX DOLANDIRICILIĞI

Cripto yatırım  Forex dolandırıcılığı nedir?   Cripto yatırım Forex dolandırıcılığı 2025 yılı için de önemini korumaktadır. Yasadışı forex firmalarının sizden cripto yatırım talep ederek hesabınıza bakiye tanımladığı bir dolandırıcılık sistemidir. Kimi dolandırıcı Forex firmaları şirket banka hesaplarına para gönderimi sağlatıp dolandırıcılık faaliyeti yürütürken kimi yasadışı Forex firmaları ise yatırımcıdan direkt cripto yatırımı alarak  dolandırdığı paraları daha kolay uhdesine geçirebilmektedir. Kesinti, komisyon farkları, swap kesintilerini bahane ederek TL yerine cripto gönderimi sağlamanın yatırımcı için daha karlı olacağı yalanlarını söyleyen dolandırıcı Forex firmaları çaldıkları paraların izini daha kolay kaybettirmeyi amaçlamaktadır. Yürütülen soruşturmalar göstermektedir ki yasa dışı Forex firmalarına gönderilen cripto paralar çok büyük oranla soğuk cüzdan denilen takibatı neredeyse imkansız olan coin cüzdanlarına gidiyor.  Bu da yasal süreçte dolandırıcıların izinin sürülmesi ihtimalini düşürerek daha büyük mağduriyetlere sebebiyet veriyor. Yatırımcıyı sistemin içine aldıktan sonra TL gönderme işlemini bitirip  coin ile yatırım almaya ikna eden yasadışı Forex firmaları yatırımcıdan aldığı paraların izini daha kolay kaybettirmeyi amaçlamaktadır. Yasadışı Forex firmasına coin olarak gönderim yaptığınızda dolandırıcılık eylemini anladığınız anda gönderim yaptığınız coin platformunda ivedi şekilde dolandırıcılık bildirimi yapmanız gerekmektedir. Bu yolla gönderim yaptığınız coinlere bloke koydurmanız mümkün olabilmektedir. Yine Cumhuriyet Savcılıklarına yapılacak bir suç duyurusu ile coin gönderimi yapılan hesaplara bloke konulmasını istemekte yarar vardır. Sonuç olarak yasadışı Forex firmalarından ve coin ile yatırım talep eden yasadışı Forex firmalarından uzak durmanız dolandırılmamak adına etkili bir adım olacaktır. Cripto yatırım  Forex dolandırıcılığına karşı yürütülecek yasal işlemlerde alanında uzman bir Forex avukatından hukuki destek almak olası hak kayıplarının önüne geçmek adına oldukça önemlidir.  

Forex Mağdurları

BİR FOREX FİRMASININ YASADIŞI OLDUĞUNU NASIL ANLARIM ?

Son yıllarda ülkemizde gittikçe yaygınlaşan yasadışı forex dolandırıcılığı mali açıdan yatırımcıları ziyadesiyle zor duruma sokmaktadır. Ülkemizde artan yatırım araçları kullanma alışkanlığı sebebiyle  bunu fırsat bilen dolandırıcılar yasa dışı oluşumlarla insanların parasını gasp etmektedir. Yasadışı forex firmalarının tuzağına düşmemek , mağduriyet yaşamamak adına işlem yapacağınız platformu işlem yapmadan önce detaylıca araştırmak firmanın güvenirliğinden emin olmanız gerekmektedir. Bir firmanın güvenli olup olmadığını anlamak için ülkemizde belli regülasyonlara tabi olması, SPK (Sermaye Piyasası Kurulu) denetimine tabi olması şarttır. Bu sebeple bir firmanın güvenilir olup olmadığını , olası problemlerde başvuracağınız bir merci olup olmayacağını kısacası güvenilir bir kurumda olup olmadığınızı anlamak adına yatırım yaptığınız kurumun SPK regülasyon ve denetimine tabi olup olmadığı muhakkak kontrol etmelisiniz. Riski ve dolandırıcılık ihtimalini en aza idirgemek için  işlem yapacağınız firmanın SPK regülasyon ve denetimine tabi olup olmadığını kontrol edin. İlgili kontrolü www.spk.gov.tr adresinden yapabilirsiniz. Yasadışı Forex firmalarının sizi kandırmak amacıyla attığı sahte SPK lisanslarına kesinlikle itibar etmeyiniz. SPK resmi sitesi www.spk.gov.tr adresinde görmediğiniz hiçbir lisans, belge, bilgi ve söyleme itibar etmeyiniz.   YASAL-YASADIŞI FOREX FİRMASI AYRIMI YAZAR: Av.Emrah BOZ

Forex Dolandırıcıları

YASADIŞI FOREXTE DOLANDIRILDIM NE YAPMALIYIM ?

Son yıllarda yasadışı forex Türkiye’de yaygınlaşmış olmakta yatırımcıları ciddi manada mağdur etmektedir. Yasadışı forex firmaları ülkemizde herhangi bir regülasyona tabi olmadığı için rahat hareket alanı bulmakta yatırımcıları diledikleri gibi mağdur etmektedir. Bu sebeple yasadışı forex firmalarından uzak durmanızda yarar var. Yasadışı forex firmaları  sahte forex aracı kurumları olarak nitelendirilebilir. Tuzağına düşürdüğü yatırımcıları kandırabilmek amacıyla gerek web siteleri gerekse sosyal medya kanallarıyla  gerçeklikten uzak hayal ürünü kar vaatleri sunarlar. Bu vaatlerini gerçekmiş gibi lanse etmek içinde sahte forex işlem hesapları yahut demo hesaplarla diledikleri gibi oynayarak   ‘’kazandınız!’’ hissi oluşturarak güven kazanmaya çalışırlar. Akabinde daha çok bakiyeniz olsa daha çok kazanırsınız gibi yalanlarla sizden daha büyük paralar çalmayı hedeflerler. Sizden bu paraları aldıklarında ise hesabınıza hızla irtifa kaybettirip para yatırarak hesabı güçlü tutmanız gerektiği yalanlarıyla yine sizden para yatırmanızı istiyorlar. Devam eden süreçte sizden alacakları bir para kalmayınca sözde yatırım hesabındaki bakiyenizi bitirip hatta eksi bakiyelere düşürerek ‘’Yatırım yaptın, kaybettin.’’ Demektedirler. Yasadışı forex firmaları sözde yatırım vaatleri ve  sahte işlem ekranlarıyla yatırımcıları  mağdur ediyor.  Hesaba yüklenen paraları hileli işlemlerle dilediği gibi yükseltip düşüren  yasadışı forex firmaları Olası bakiye yükselişlerinde çekim yapmak istenildiğinde ise lot şartı gibi bahanelerle talebiniz reddediliyor. Israrcı olmanız halinde ise tarafınızla irtibat kesiliyor ve bu dolandırıcılara ulaşmak artık imkansız hale geliyor. Yasa dışı forex firmasının sizi yalan vaatlerle kandırmak suretiyle dolandıracağını unutmayın ve boş vaatlere inanarak para yatırmaya kesinlikle devam etmeyin. Dolandırıcılık şüphesini sezdiğiniz an harekete geçin ve yasal yolara başvurun. Yasadışı  forex dolandırıcılığına maruz kaldığınızda bu eylemin tüm detaylarını not edin. İrtibatta olduğunuz kişilerin telefon numaraları, yapılan whatsapp-telegram yazışmalarını, arama kayıtlarını ve de dolandırıcılık eylemi esnasında yapılan sahte işlem ekranlarını, meta trader  görüntülerini hesabınız pasif edilmeden mutlaka kayıt altına alın. Çünkü bu kayıtlar delil niteliğinde olup yasal süreçte çokça işinize yarayacaktır. Öte yandan yasa dışı forex firması tarafından dolandırıldığınızı anladığınız anda vakit kaybetmeden bankanızı arayıp şüpheli işlem – dolandırıcılık bildirimi yapınız. Bu şekilde dolandırıcı şirket hesaplarına bloke koydurmanız mümkün olabilecektir. Para gönderiminde kullanılan şirket hesaplarına yasal işlem başlatma imkanınız mevcut olmakla yine bu şirket ve yetkilisi hakkında Cumhuriyet Savcılıklarına suç duyurusunda bulunabilirisiniz. Bu şekilde yasal yollarla gönderdiğiniz paraların takibi yapılmış olup şirket ve yöneticisinden izahat istenmekte, savunması alınmakta ve yasadışı forex şebekesinin çözülmesi için gerekli adli-idari girişimler yapılmaktadır. Unutmayın ki yasal olarak sizi güvence altına almayan hiçbir platformda güvende olamazsınız ve dolandırıcılık eylemlerine maruz kalma ihtimaliniz oldukça yükselir. Yasadışı forex firmalarında mağdur olduğunuzda mağduriyeti giderebilmek  ve olası hak kayıplarının önüne geçebilmek adına  alanında uzman bir forex avukatından destek almanızda yarar var. FOREX HUKUKU YASADIŞI FOREX FİRMALARI        MAĞDURİYETLERİ HAKKINDA YASAL SÜREÇLER YAZAR-Av. Emrah BOZ  

YASADIŞI FOREX DOLANDIRICILIĞI

Yasadışı forex dolandırıcılığı, forex piyasalarında yasal olmayan veya izinsiz faaliyet gösteren kişiler veya kuruluşlar tarafından gerçekleştirilen dolandırıcılık faaliyetlerini ifade eder. Bu tür dolandırıcılıklar, genellikle yatırımcıları kandırarak para çalmayı hedefler. Yasadışı forex dolandırıcılığı, çeşitli şekillerde gerçekleştirilebilir: Sahte Forex Şirketleri: Yasadışı forex dolandırıcıları, sahte forex şirketleri veya platformları kurarak yatırımcıları kandırabilirler. Bu şirketler, genellikle yüksek kar vaadi ile yatırımcıları cezbetmeye çalışır ve lisanssız veya düzensizdir. Yatırımcılar, bu tür sahte şirketlerle işlem yaparken paralarını kaybedebilirler.  Manipüle Edilmiş İşlem Sonuçları: Bazı dolandırıcılar, yatırımcıların işlem sonuçlarını manipüle ederek onları kandırabilirler. Örneğin, gerçek zamanlı fiyat verilerini değiştirerek yatırımcıları zarara uğratabilirler veya kazançlarını engelleyebilirler. Ponzi Şemaları: Ponzi şemaları, yeni yatırımcıların paralarıyla önceki yatırımcıları ödemek suretiyle yürütülen dolandırıcılık türlerinden biridir. Bazı yasadışı forex dolandırıcıları, Ponzi şemaları kullanarak yatırımcıları kandırabilir ve paralarını gasp edebilirler. Hesap Erişiminin Engellenmesi: Bazı dolandırıcılar, yatırımcıların hesaplarına erişimlerini engelleyerek paralarını gasp edebilirler. Bu, yatırımcıların işlem yapamamasına veya paralarını çekememesine neden olabilir. Sahte Yatırım Danışmanlığı: Bazı dolandırıcılar, sahte yatırım danışmanları veya uzmanları olarak tanıtılarak yatırımcıları kandırabilirler. Bu kişiler, yatırımcılara yanlış veya hatalı tavsiyelerde bulunarak paralarını kaybetmelerine neden olabilirler. Yasadışı forex dolandırıcılığından korunmak için aşağıdaki önlemler alınabilir: Lisans ve Düzenleme: Yatırımcılar, forex şirketlerinin lisanslı ve düzenlenmiş olduğundan emin olmalıdır. Güvenilir regülatörler tarafından denetlenen şirketler, yatırımcıların paralarını güvenli bir şekilde korur ve adil işlem yapmasını sağlar. Araştırma Yapma: Yatırımcılar, forex şirketlerinin itibarını, geçmiş performansını ve müşteri yorumlarını dikkatlice incelemelidirler. Güvenilir kaynaklardan bilgi almak ve şirketler hakkında detaylı araştırma yapmak önemlidir. İşlem Koşullarını İnceleme: Yatırımcılar, forex şirketlerinin sunduğu işlem koşullarını dikkatlice incelemeli ve şüpheli koşullardan kaçınmalıdır. Özellikle düşük spreadler, yüksek kaldıraç oranları veya garanti edilen karlar gibi aşırı iyi teklifler şüpheli olabilir. Güvenilir Müşteri Desteği: Yatırımcılar, forex platformlarında güvenilir müşteri desteği sunan şirketleri tercih etmelidirler. İyi bir müşteri desteği, yatırımcıların sorularını yanıtlamak, yardımcı olmak ve sorunları çözmek için her zaman erişilebilir olmalıdır. Yasal Yardım: Yatırımcılar, yasadışı forex dolandırıcılığına maruz kaldıklarında hukuki yardım almalı ve yetkili kurumlara şikayette bulunmalıdır. Yasal yardım almak, dolandırıcılıkla mücadelede ve paralarını geri alma sürecinde önemli bir adımdır. Yasadışı forex dolandırıcılığı, yatırımcıların finansal güvenliğini tehdit eden ciddi bir sorundur. Bu nedenle, yatırımcıların dikkatli olması ve önlemler alması önemlidir. Güvenilir ve lisanslı forex şirketleriyle işlem yapmak, yatırımcıların güvenliğini sağlamak için önemli bir adımdır. Yasadışı Forex dolandırıcılığına maruz kaldığınızda zararınızın tazmini ve etkili bir hukuki süreç ilerletmek ve de hak kaybına uğramamak için alanında uzman bir Forex avukatından hukuki destek almanızda yarar vardır.  Forex dolandırıcılığından kaynaklı mağduriyetlerinizin giderilmesi aşamasında etkili bir hukuki süreç için bizimle irtibata geçebilirsiniz.

FOREX DOLANDIRICILIĞI NASIL YAPILIR?

Son yıllarda, finansal piyasalarda yaşanan teknolojik ilerlemelerle birlikte, forex (döviz ticareti) piyasası da giderek popüler hale gelmiştir. Forex, dünyanın dört bir yanındaki yatırımcıların farklı para birimleri arasındaki değişim oranları üzerinden spekülasyon yaparak kar elde ettiği bir piyasadır. Ancak, bu popülerlik beraberinde bazı riskleri de getirmiştir. Forex dolandırıcılığı, bu risklerin başında gelmektedir. Forex piyasası, yüksek likidite ve 24 saat işlem yapılabilme özelliği gibi avantajlar sunmasıyla yatırımcıların ilgisini çekmektedir. Ancak, bu dinamik piyasada düzensizlikler ve kötü niyetli aktörler de bulunmaktadır. Dolandırıcılar, genellikle yatırımcıları kandırmak ve paralarını gasp etmek amacıyla çeşitli taktikler kullanmaktadırlar. Forex dolandırıcılığının en yaygın taktiklerinden biri, sahte forex şirketleri aracılığıyla gerçekleştirilmektedir. Bu sahte şirketler, yatırımcıları cazip getiri vaatleriyle kandırarak paralarını ellerinden almakta ve ardından ortadan kaybolmaktadırlar. Ayrıca, bazı dolandırıcılar kendilerini başarılı forex yatırımcıları olarak tanıtarak, yatırımcılardan para toplamakta ve ardından bu paraları yatırımcıların hesaplarına yansıtmamaktadırlar.

Muvazaa ve Muris Muvazaası Nedeniyle Tapu İptali Davası

Muvazaa ve Muris Muvazaası Nedeniyle Tapu İptali Davası

Muvazaa ve Muris Muvazaası Nedeniyle Tapu İptali Davası Muvazaa tarafların aralarında anlaşarak üçüncü kişileri aldatmak amacıyla gerçek iradelerine uymayan ve görünüşte geçerli olmasına karşın aralarında hükmü olmayan bir sözleşmeyle anlaşma yapmasıdır. Muvazaa, mirastan mal kaçırmak anlamına gelir. Görünürde satış ya da bağış gibi görünen işlem aslında mirastan mal kaçırmayı gizleyen bir durumdur. İşbu sebeple miras hukuku bu tür durumlar için düzenleme yapmış ve tarafların aralarında yaptığı sözlü ya da yazılı sözleşmeyi geçersiz kılmıştır. Mirastan mal kaçırma olarak bilinen bu durumun varlığı için 3 koşul bulunur; Tarafların hür iradeleri, görünürdeki işlemden farklı bir amacın bulunması Üçüncü kişileri aldatma amacı Tarafların muvazaalı işlem yapma konusunda anlaşmaya varması Üç koşulun bir araya gelmesi muvazaalı işlemin gerçekleştiğini gösterir. Muris muvazaası ise birinin mirasçısını mirastan yoksun bırakmak amacıyla yaptığı karşılıksız kazandırmaları(bağış), satış ya da ölünceye kadar bakma sözleşmesi gibi göstermesidir. Temel amaç saklı paylı mirasçıların ilerleyen zamanlarda tenkis davası açarak mirastaki haklarını almasını önlemektir. Miras bırakan kişi mallarını satış nedeniyle devretmiş gibi göstererek mirasçıların ileriki dönemlerde dava açmasını önlemeyi hedefler. Muris muvazaasının gerçekleşmesi için 4 koşulun gerçekleşip gerçekleşmediğine bakılır; Görünürdeki işlem (sözleşme): Satış, bağış ya da ölünceye kadar bakma sözleşmesi gibi durumlar görünüşteki işlem kabul edilir. Muvazaa anlaşması: Miras bırakan ile üçüncü kişi arasında yapılır. Anlaşmanın amacı mirastan mal kaçırma amacıyla gerçekleştirilen görünürdeki işlemin kendi aralarında hiçbir hükmünün olmadığını belirtmektir. Anlaşma sözlü ya da yazılı şekilde gerçekleştirilebilir. Üçüncü kişileri (mirasçıları) aldatma amacı: Görünürdeki işlem satış, bağış gibi gösterilerek mirasçılar aldatılır. Taraflar arasında böyle bir amacın bulunmaması halinde işlemle ilgili muvazaa davası açılamaz. Gizli sözleşme: Miras bırakan kişinin hür ve gerçek iradesini yansıtan, görünüşteki işlemle gizlenen sözleşmedir. Gizli sözleşme kişinin gerçek iradesine uygunluk gösterdiğinden geçerlilik taşır. Örneğin, bağışlanmak istenilen bir gayrimenkulün mirasçıları aldatmak maksadıyla bir satış gibi devredilmesi gizli sözleşmedir. Burada asıl irade bağış yapmaktır ancak satış gibi gösterilir. Muvazaa Davası Açma Miras hakkı yok sayılan, önlenen her mirasçı muvazaa davası açma hakkına sahiptir. Muvazaa işlemleri delillerle ispatlanabilir. Yasal, atanmış ya da evlatlık yoluyla mirasçı sıfatını kazanan herkes dava açabilir. Davayı mirasçılar bağımsız şekilde bireysel olarak açabilirler. Miras Hukukunda her mirasçı kendi payı doğrultusunda tapu iptal ve tescil davası açma hakkına sahiptir. Terekenin iştirak halinde olması ve pay üzerinden değil de doğrudan taşınmaz üzerinden terekeye dönmesi talebinde dava için diğer mirasçıların onayını almak veya temsilci ile davayı sürdürmek şartı bulunur. *Muvazaa davasını reddi miras yapan, mirastan feragat eden ve mirastan men edilen kişiler açamaz. *Muris muvazaası nedeniyle saklı pay sahibi olsun ya da olmasın mirasta hakkı olduğu halde bu hakkı ihlal edilen tüm mirasçılar dava açma yetkisine sahiptir. *Mirasta mal kaçırma davasında zamanaşımı süresi yoktur. Muris muvazaası davası miras bırakanın ölümünden itibaren açılabilir. Muris Muvazaası Nedeniyle Tapu İptali ve Tescili Davası Tapu iptali ve tescil davaları kanuna aykırı ya da usule uygun olmayan biçimde düzenlendiği iddiasıyla açılan ve tapu kayıtlarının hukuka uygun nitelik kazandırılması amacıyla açılan bir dava türüdür. Miras bırakan usulsüz yöntemlerle hukuka aykırı hareket ederek muvazaa gerçekleştirmesi halinde hak kaybının giderilmesi için tapu iptali ve tescil davası açılabilir. Davada muvazaalı işlem söz konusu olduğu ve iptal edilmesi talep edilebilir. Muvazaa nedeniyle tapu iptal ve tescili davasında murisle ilgili iradesine dair ölçütler belirlenmiştir. Yargıtay tarafından belirlenen bu ölçütler şöyledir; Murisin ve miras bıraktığı kişinin ekonomik-mali durumu Aile içi beşerî ilişkiler Gelenekler, toplumsal eğilimler, olayın olağan akışı Murisin sözleşme yapmasındaki haklılık payının olup olmaması Satış bedeli ile sözleşme tarihindeki değer arasındaki fark Bu beş ölçütün araştırılmasına göre değerlendirme yapan Yargıtay, murisin esas iradesinin tespit edilmesi gerektiğini hükmeder. Dava sonucunda murisin muvazaalı işlem yaptığı yönünde bir kanaatin oluşması halinde tapu kaydı işlemi iptal edilir. Özetle, satış işlemi hiç gerçekleşmemiş sayılır ve yasal mirasçılar taşınmazı tapu sicillerine kaydetme hakkına sahip olur.

Boşanmada Mal Paylaşımı

Boşanmada Mal Paylaşımı Nedir?

Boşanmada Mal Paylaşımı Nedir? Boşanmada mal paylaşımı boşanma hukuku düzenlemelerinden biri olup boşanma davası ile birlikte açılamaz, ayrı bir dava olarak açılır. Evlilik birliğinin sarsılması, şiddetli geçimsizlik gibi çeşitli sebeplerle boşanan ya da boşanmak üzere davası görülen tarafların evlilik içinde edindiği malların eşit paylaşımı için mal paylaşım davası açmalıdır. Mal paylaşım davası boşanmanın kesinleşmesini bekleyen bir dava türüdür. Önce boşanma gerçekleşir, neticeye bağlanır akabinde ise mal paylaşım davası görülmek üzere dava başlar. Türk Medeni Kanunu 01.01.2002 tarihini esas kabul eder. Bu tarihten öncesi birinci, sonrası ise ikinci dönem kabul edilir. Her iki dönemin hukuki içeriği farklılık gösterir. Birinci Dönem: 01.01.2002 tarihinden önce edinilmiş mallar üstüne kayıtlı olan kişiye aittir. Bu tarihten önce yürürlükte olan kanuna göre eşler arasında Mal Ayrılığı Rejimi kabul görmekteydi. İkinci Dönem: 01.01.2002 tarihinden sonraki dönem şimdiki dönemi de ifade eder. Şu an yürürlükte olan Türk Medeni Kanunu evlilik birliği içinde edinilmiş malların eşler arasında eşit paylaşımını esas alır. Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi kapsamında boşanma ile birlikte mallar eşitçe paylaşılır. *Birinci ve ikinci dönemlerle ilgili temel kural evlenmeden önce alınan mallar kimin üstüne kayıtlıysa o kişiye aittir ve “kişisel mal” sıfatıyla paylaşıma dahil edilmez. *İkinci dönem mal paylaşım davalarında evlilik içerisinde edinilen malların paylaşımı yarı yarıya gerçekleştirilir ancak istisnai durumlar söz konusu olabilir. Boşanmada Mal Paylaşımı Dava Türleri Boşanma davası kesinleştikten sonra başlayan mal paylaşım davasında üç farklı talep bulunur. Bu talepler şöyledir; Katılma alacağı: Evlilik birliği içerisinde edinilmiş mallara diğer eşin eşit oranda hak sahibi olmasıdır. Hak, katılma alacağı davası açılarak talep edilebilir. Katkı payı alacağı: Eşlerden birinin diğer eşe ait mala az ya da hiç karşılık almaksızın yaptığı katkılardır. Bu katkılar katkı payı alacağı davası ile talep edilebilir. Değer artış payı alacağı: 4721 sayılı Medeni Kanun’u katkı payı alacağı kavramını 01.01.2002 tarihinde “değer artış payı” olarak düzenlemiştir. Bu düzenlemeye göre eşlerden birinin diğerinin malına yaptığı katkı malda değer artışına sebep olmuşsa paylaşım esnasında katkı oranı kadar alacak sahibi olur. Boşanma hukuku mal paylaşımı, tazminat, nafaka gibi birçok konuyu düzenlemektedir. Taraflar mal paylaşımı için evlilik birliği içerisinde edindiği mal üzerinden talep oluşturabilir. Evlilikten önce edinilmiş mallar taraflar için dava konusu edilemez. Eşit mal paylaşımı kuralı için ise bazı temel esaslar uygulanır. Boşanma esnasında mal paylaşım esasları Boşanmada mal paylaşımı gerçekleştiğinde her eş evlilik öncesi sahip olduğu kişisel malları geri alır. Kişisel mallar eşe ait olan, miras kalan, karşılıksız kazanılan malvarlıkları; üçüncü kişilerden doğan manevi tazminat alacakları, kişisel kullanıma ait olan eşyalar, satış ya da takas gibi işlemler sonucunda edinilen para ve benzeri değerlerdir. Evlilik içerisinde edinilmiş mallar yarı yarıya paylaştırılır. Edinilmiş mallar TMK ile şöyle tanımlanmıştır: Çalışmanın karşılığı olan edinimler, kişisel mal gelirleri (malın kendisi değil ancak maldan elde edilen gelir. Bkz: Kira geliri), Sosyal yardım, sendika, kurum vb. yerlerden gelen ödemeler; çalışma gücünün kaybedilmesi sonucunda elde edinilen maddi tazminatlar (örneğin, iş kazası sebebiyle elde edilen tazminat ödemesi) edinilmiş mallar kapsamında değerlendirilir. Edinilmiş mallar evlilik birliği içerisinde edinilen her türlü mal varlığı olmayabilir. Eşler mal rejimi sözleşmesi yaparak bu konuda ortak karara vararak hangi malların edinilmiş mal sayılabileceğini belirleyebilir. Mal paylaşım sürecinde menkul ve gayrimenkul malların değeri mahkeme kararına en yakın dönemdeki değerlere göre belirlenir. Yasal faiz ise mahkeme karar tarihinden itibaren işler. Mal paylaşımı esnasında eşlerden birinin bir malı kişisel mal olduğunu iddia etmesi söz konusuysa iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. İspat edilemezse kişisel değil edinilmiş mal olarak kabul edilir ve paylaşıma dahil edilir. Kişisel mallar ile edinilmiş mallar arasında istisnai durumlarda denkleştirme yapılması gerekebilir. Eşlerden birine ait kişisel malın borcu ya da zararı evlilik birliği içerisinde edinilmiş mallar ile ödenmişse mal paylaşımı esnasında denkleştirme istenebilir. Mal Paylaşım Davası Zamanaşımı Mal paylaşım davası açma süresi boşanma kesinleştikten itibaren 10 yıl içerisinde açılmalıdır. 10 yıl sürenin aşılması halinde taraflardan herhangi biri mal paylaşım talebinde bulunma ya da dava açma hakkına sahip değildir. Boşanma davası sürerken ayrıca mal paylaşım davası açılabilir ancak böyle durumlarda mahkeme boşanma davasının neticelenmesini beklemekte ve zamanaşımı riskini ortadan kaldırmaktadır. Boşanma davalarında aile ve boşanma hukuku konusunda uzman avukatlarımızdan randevu talep ederek hukuki destek alabilirsiniz.

Çekişmeli Boşanma Davası

Çekişmeli Boşanma Davası

Çekişmeli Boşanma Davası 4721 sayılı Türk Medeni Hukuk Kanunu’nun 166. Maddesi gereğince evlilik birliğinin temelden sarsılması sonucunda eşlerden biri ya da karşılıklı dava açarak boşanabilirler. Anlaşmalı boşanmada taraflar protokol imzalayarak boşanma talebinde bulunur. Tarafların nafaka, mal paylaşımı, tazminat, velayet ve farklı konularda anlaşamaması durumunda gerçekleşecek boşanma türü ise çekişmeli boşanma davasıdır. Boşanma hukuku evlilik birliğinin temelden sarılması şartını arar. Bu nedenle eşler tek ya da birlikte başvuru yaparken bu şart gözetilir. Çekişmeli yargı sürecinde tarafların hakları gözetilerek en adil şekilde boşanma sona erdirilir. Ancak süreç anlaşmalı boşanmaya göre daha uzun ve çekişmeli ilerler. Çekişmeli boşanma davası açmak için boşanmak isteyen taraf usule uygun şekilde aile Mahkemesine başvuru yapmalıdır. Aile Mahkemesinin olmaması halinde Asliye Hukuk Mahkemesine başvuru yapılır. Davacı taraf 3 nüsha şeklinde dilekçe sunarak boşanma davasını açabilir. Boşanma avukatı bu süreçte vekalet yoluyla evrak işlerini kanunlara ve usullere uygun biçimde yönetir ve davanın resmen açılmasını sağlar. Dilekçeye temel bilgilerle birlikte delillerin de eklenmesi gerekir. Deliller, tanıklar, görsel ve yazılı kaynaklar dava dilekçesinde yer alır. Çekişmeli Boşanma Davasına Konu Olan Haller Çekişmeli boşanma davasında söz konusu tarafların arasında birçok anlaşmazlık gelişebilir. Zina, aldatma, şiddet, haysiyetsiz yaşam sürme, hayata kast, onur kırıcı davranışlarda bulunma gibi sebepler özel boşanma sebebi olarak Türk Medeni Kanunu’nda maddelerle düzenlenmiştir. En sık yaşanılan çekişmeler ise şöyledir; Velayet konusunda ortak karara varılamaması ve tarafların velayet talebinde bulunması Mal paylaşımında anlaşmazlık yaşanması Nafaka ve tazminat konusunda anlaşmazlık yaşanması Taraflardan birinin boşanmayı kabul etmemesi Evliliğin 1 yıldan kısa sürmesi Birlikte yaşamın sürdürülememesi Evlilik birliğinin temelden sarsılması Boşanma davasına konu olan sebepler TMK kapsamında düzenlenmiş ve tarafların menfaatleri korunacak şekilde detaylandırılmıştır. Çekişmeli yargıya sebep olan durumlar tanık, delil, beyanatlar ışığında değerlendirilir ve hâkimin kanaatine bırakılır. Çekişmeli yargılarda boşanma tek celsede gerçekleşmez, uzun bir dava süreci yaşanır. *Çekişmeli boşanma davasında dava açan taraf, karşı tarafa oranla daha fazla kusurlu ise dava reddedilir. Az kusurlu tarafın boşanmaya karşı çıkması halinde boşanma gerçekleşmez. Çekişmeli Boşanma Davasında İspat ve Delil Yükümlülüğü Çekişmeli boşanma davasında boşanma nedeni olarak beyan edilen durumların delillerle ispatlanması istenebilir. Mahkemenin delil kabul ettiği hususlar şöyledir; Telefon görüşme kayıtları, mesajlar, Whatsapp iletileri vb. içerikler Fotoğraf, video vb. içerikler Tanık ifadeleri Usule uygun alınmış ses ya da görüntü kaydı Sosyal medya paylaşımları, mesajlaşmaları Banka kayıtları, banka ekstresi, harcamalar Uçak, otel, kiralık araç kayıtları, güvenlik kamerası görüntüleri *Hukuka aykırı ses, görüntü ve çeşitli kayıtlar delil hükmünde kabul edilmez. Delil kabul edilebilmesi için olayın tesadüfen ya da aniden gelişmesi ve söz konusu durumun saldırı, hakaret, şantaj, tehdit gibi suç kabul edilebilecek haller olması gerekir. *Boşanma davalarında bir kere mahsus olmak üzere bazı kayıtlar delil kabul edilir. Oğlunu aldatan gelinini başkasıyla gören ve bunun kayınvalide tarafından kayda alınması delil kabul edilebilir. Ancak sistematik ve planlı hareket edip özel hayatı ihlal edecek nitelikte davranışlarda bulunarak gizlice alınmış kayıtlar delil kabul edilmez. Zina sebebiyle çekişmeli boşanma davalarında delillere yönelik kıstaslar ise şöyledir; Eşlerden birinin konutta yalnızken karşı cinsten birini konuta alması zinayı işaret eder. Eşlerden birinin başka birinden çocuk sahibi olması zinanın ispatı niteliğindedir. Eşlerden birinin karşı cinsten biriyle sürekli olarak telefonda görüşmesi zinayı işaret eder. Eşlerden Birinin Boşanmayı Kabul Etmemesi Çekişmeli boşanma davasında tarafların kusur oranına bakılır. Taraflar bu kusurları ispat ederek davanın sonuçlanmasına katkıda bulunur. Eşlerden birinin boşanmak istememesi halinde boşanmak isteyen eş, boşanma sebebini ispatlayarak boşanma davasının sürmesini ve sonuçlanmasını sağlayabilir. Boşanma dilekçesinde belirtilen sebepler delillerle ya da tanıklarla ispat edilmelidir. Boşanmak istemeyen eş, iddia edilen suçlarla ilgili suçsuzluğunu delil ya da tanıklarla ispat ederek boşanma davasının reddedilmesini sağlayabilir. Mahkeme taraflar arasındaki kusura odaklanır ve kusur gibi kusursuz olmaya dair de ispat yükümlülüğü ister. Dolayısıyla kusur ispatlanmaz boşanma gerçekleşmez. Çekişmeli Boşanma Davası Ne Kadar Sürer? Çekişmeli boşanma davasında kararın çıkması genellikle 1 ila 3 yıl bazı durumlarda daha uzun sürebilir. En kısa zaman dilimi ise 1 ila 6 ay arasıdır. Boşanmanın içeriği çekişmeli olduğu için tarafların ortak noktada buluşabilmesi uzun sürer. Çoğu zaman hâkimin yetkisiyle taraflar çıkan karara uyum sağlar. Tarafların davaya katılımı, delillerin incelenmesi, tanıkların dinlenmesi, çıkan karara uyum sağlaması gibi birçok aşama davanın süresini etkiler. Çekişmeli boşanma davalarında aile ve boşanma hukuku konusunda uzman avukatlarımızdan randevu talep ederek hukuki destek alabilirsiniz.

Hemen Avukatı Ara
Whatsapp Forex Şikayet & Avukat Destek Hattı