Muvazaa ve Muris Muvazaası Nedeniyle Tapu İptali Davası

Muvazaa tarafların aralarında anlaşarak üçüncü kişileri aldatmak amacıyla gerçek iradelerine uymayan ve görünüşte geçerli olmasına karşın aralarında hükmü olmayan bir sözleşmeyle anlaşma yapmasıdır. Muvazaa, mirastan mal kaçırmak anlamına gelir. Görünürde satış ya da bağış gibi görünen işlem aslında mirastan mal kaçırmayı gizleyen bir durumdur. İşbu sebeple miras hukuku bu tür durumlar için düzenleme yapmış ve tarafların aralarında yaptığı sözlü ya da yazılı sözleşmeyi geçersiz kılmıştır.

Mirastan mal kaçırma olarak bilinen bu durumun varlığı için 3 koşul bulunur;

  • Tarafların hür iradeleri, görünürdeki işlemden farklı bir amacın bulunması
  • Üçüncü kişileri aldatma amacı
  • Tarafların muvazaalı işlem yapma konusunda anlaşmaya varması

Üç koşulun bir araya gelmesi muvazaalı işlemin gerçekleştiğini gösterir.

Muris muvazaası ise birinin mirasçısını mirastan yoksun bırakmak amacıyla yaptığı karşılıksız kazandırmaları(bağış), satış ya da ölünceye kadar bakma sözleşmesi gibi göstermesidir. Temel amaç saklı paylı mirasçıların ilerleyen zamanlarda tenkis davası açarak mirastaki haklarını almasını önlemektir. Miras bırakan kişi mallarını satış nedeniyle devretmiş gibi göstererek mirasçıların ileriki dönemlerde dava açmasını önlemeyi hedefler. Muris muvazaasının gerçekleşmesi için 4 koşulun gerçekleşip gerçekleşmediğine bakılır;

  • Görünürdeki işlem (sözleşme): Satış, bağış ya da ölünceye kadar bakma sözleşmesi gibi durumlar görünüşteki işlem kabul edilir.
  • Muvazaa anlaşması: Miras bırakan ile üçüncü kişi arasında yapılır. Anlaşmanın amacı mirastan mal kaçırma amacıyla gerçekleştirilen görünürdeki işlemin kendi aralarında hiçbir hükmünün olmadığını belirtmektir. Anlaşma sözlü ya da yazılı şekilde gerçekleştirilebilir.
  • Üçüncü kişileri (mirasçıları) aldatma amacı: Görünürdeki işlem satış, bağış gibi gösterilerek mirasçılar aldatılır. Taraflar arasında böyle bir amacın bulunmaması halinde işlemle ilgili muvazaa davası açılamaz.
  • Gizli sözleşme: Miras bırakan kişinin hür ve gerçek iradesini yansıtan, görünüşteki işlemle gizlenen sözleşmedir. Gizli sözleşme kişinin gerçek iradesine uygunluk gösterdiğinden geçerlilik taşır. Örneğin, bağışlanmak istenilen bir gayrimenkulün mirasçıları aldatmak maksadıyla bir satış gibi devredilmesi gizli sözleşmedir. Burada asıl irade bağış yapmaktır ancak satış gibi gösterilir.

Muvazaa Davası Açma

Miras hakkı yok sayılan, önlenen her mirasçı muvazaa davası açma hakkına sahiptir. Muvazaa işlemleri delillerle ispatlanabilir. Yasal, atanmış ya da evlatlık yoluyla mirasçı sıfatını kazanan herkes dava açabilir. Davayı mirasçılar bağımsız şekilde bireysel olarak açabilirler. Miras Hukukunda her mirasçı kendi payı doğrultusunda tapu iptal ve tescil davası açma hakkına sahiptir. Terekenin iştirak halinde olması ve pay üzerinden değil de doğrudan taşınmaz üzerinden terekeye dönmesi talebinde dava için diğer mirasçıların onayını almak veya temsilci ile davayı sürdürmek şartı bulunur.

*Muvazaa davasını reddi miras yapan, mirastan feragat eden ve mirastan men edilen kişiler açamaz.

*Muris muvazaası nedeniyle saklı pay sahibi olsun ya da olmasın mirasta hakkı olduğu halde bu hakkı ihlal edilen tüm mirasçılar dava açma yetkisine sahiptir.

*Mirasta mal kaçırma davasında zamanaşımı süresi yoktur. Muris muvazaası davası miras bırakanın ölümünden itibaren açılabilir.

Muris Muvazaası Nedeniyle Tapu İptali ve Tescili Davası

Tapu iptali ve tescil davaları kanuna aykırı ya da usule uygun olmayan biçimde düzenlendiği iddiasıyla açılan ve tapu kayıtlarının hukuka uygun nitelik kazandırılması amacıyla açılan bir dava türüdür. Miras bırakan usulsüz yöntemlerle hukuka aykırı hareket ederek muvazaa gerçekleştirmesi halinde hak kaybının giderilmesi için tapu iptali ve tescil davası açılabilir. Davada muvazaalı işlem söz konusu olduğu ve iptal edilmesi talep edilebilir.

Muvazaa nedeniyle tapu iptal ve tescili davasında murisle ilgili iradesine dair ölçütler belirlenmiştir. Yargıtay tarafından belirlenen bu ölçütler şöyledir;

  • Murisin ve miras bıraktığı kişinin ekonomik-mali durumu
  • Aile içi beşerî ilişkiler
  • Gelenekler, toplumsal eğilimler, olayın olağan akışı
  • Murisin sözleşme yapmasındaki haklılık payının olup olmaması
  • Satış bedeli ile sözleşme tarihindeki değer arasındaki fark

Bu beş ölçütün araştırılmasına göre değerlendirme yapan Yargıtay, murisin esas iradesinin tespit edilmesi gerektiğini hükmeder. Dava sonucunda murisin muvazaalı işlem yaptığı yönünde bir kanaatin oluşması halinde tapu kaydı işlemi iptal edilir. Özetle, satış işlemi hiç gerçekleşmemiş sayılır ve yasal mirasçılar taşınmazı tapu sicillerine kaydetme hakkına sahip olur.